Çağrı Türkoğlu

Çağrı Türkoğlu

Başyazı

Selin faturasını hangi partiye keselim?

25 Haziran 2020 - 14:47

Türkiye'nin metropol şehri İstanbul, son günlerde aşırı yağışların etkisiyle sel afetiyle boğuşmaya başladı. Esenyurt ilçesinde bir vatandaşımızın hayatını kaybettiği sel baskınlarında çok sayıda iş yeri ve dükkanda zarar gördü. Birkaç gün öncesinde de Bursa'da yaşanan sel baskınlarında bazı vatandaşlarımız vefat etmişti. Mesele 16 milyon insanın yaşadığı İstanbul olunca ve politik hesaplaşmalar da işin içine girince tartışmaların ardı arka kesilmemeye başladı.
 
Türkiye'de yere siyasetin geleneklerinden biridir. Belediyeyi yöneten partinin muhalifi olan partiler, yaşanan sel, deprem vb. afetlerde mevcut belediyeyi tedbir almamakla suçlar ve kendilerinin bu işi daha iyi yaptıklarını/yapacaklarını savunur. Vatandaşların çektiği ızdırap bu politikacıların umrunda bile olmaz, zira onlar halkın derdini bir kenara bırakıp, rakiplerinin açıklarını yakalayarak hedefi 12'den vurmak gibi ucuz amaçların peşindedir.
 
Elbette yaşanan afetlerde belediye yönetimlerinin payı vardır. Mesela Bursa'yı 2004'den bu yana yöneten Ak Parti, bu afetlere karşı Bursa şehrini korumakta ve tedbir almakta birinci derece sorumludur.
 
Fakat burada vicdani bir noktaya temas etmekte fayda var. 20 sene boyunca bir parti tarafından yönetilmiş fakat geçtiğimiz yıl rakip partiye geçmiş belediyelerdeki altyapı problemlerinin tamamını mevcut belediye başkanının üzerine yıkamazsınız.
 
Esenyurt ilçesi 2004'den 2019'a kadar 15 yıl boyunca Ak Partili belediye tarafından yönetildi. Bu 15 yıl boyunca Esenyurt'u defalarca su bastı büyük afetler yaşandı ve bu kadar acı olaya rağmen tedbirler alınmadıysa bunun hesabını 1 yıldır görev başında olan CHP'li belediyeye yıkmak doğru değildir.
 
Burada asla partizanlık yapmıyoruz. Aynı durumu geçtiğimiz yıl CHP'den Cumhur İttifakı'na geçen Çatalca ve Silivri belediyeleri için de düşünebiliriz. Bugün Allah göstermesin Silivri'yi ya da Çatalca'yı sel bassa bu ilçelerin altyapısını neden düzeltmediniz diye Ak Partili- MHP'li belediye başkanlarına  yüklenmek vicdanlı bir tutum olmayacaktır. Zira bu iki ilçe uzun  senelerdir CHP'li belediyeler tarafından yönetilmekteydi.
 


Gelelim buradaki büyükşehir faktörüne. İstanbul geçtiğimiz yıl Ak Parti'den CHP'ye geçti. Bu şehrin altyapı sorunları her vardı fakat umarız ki hep var olmaya devam etmez. Şimdi yaşanan afetlerde bütün yıkımın tek partiye ve tek belediye başkanına mal edilmesi adil bir davranış olmaz. Öte yandan tabiri caizse göçmen kuşlar İstanbul üzerinden geçerken pisliklerini İstanbul'a bıraksa Ak Partili bir grup trol yazar 'Ekrem bu kuşlar neden üstümüzden geçti senin yüzünden İstanbul pislik içinde kaldı' diyecek kadar ucuz polemikler peşinde koşuyor.
 
Bırakalım da halkın verdiği yetki süresi dolana kadar, bütün belediye başkanları performanslarını sergilesin, herkesin yönetim kabiliyeti ortaya çıksın kim ne kadar maharetliymiş bir görünsün!
 
Ta ki 2024 seçimlerinde halk bütün bu yaşananları değerlendirip hakkaniyetli bir karar verene kadar..
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum